Devlet AnaYazar: Kemal Tahir Byk romanlar, byk rmaklar gibi akarlar. Yataklar hem genitir hem derin. Irmaklar, yataklarn ancak denizlere kavuurken derinletirip geniletebilirler. Bylece, her byk roman, zaman iinde okyanuslara kavuan bir ana yoldur.Devlet Ana, btn eserleriyle edebiyatmzda rmaklar gibi alayan Kemal Tahirin belki de okyanusa kavutuu eserinin addr.Ky ehir halk, maksat Trk insannn cevherini bulmaktr. diyen Tahirin, bir imparatorluun kurulu
Shopping security
Each payment you make on thelockerguy is secured with strict SSL encryption and PCI DSS data protection protocols
product description
Why choose thelockerguy wholesale?
Yazar: Kemal Tahir
“Büyük romanlar, büyük ırmaklar gibi akarlar. Yatakları hem geniştir hem derin. Irmaklar, yataklarını ancak denizlere kavuşurken derinleştirip genişletebilirler. Böylece, her büyük roman, zaman içinde okyanuslara kavuşan bir ana yoldur.” Devlet Ana, bütün eserleriyle edebiyatımızda ırmaklar gibi çağlayan Kemal Tahir’in belki de okyanusa kavuştuğu eserinin adıdır. “Köy-şehir-halk, maksat Türk insanının cevherini bulmaktır.” diyen Tahir’in, bir imparatorluğun kuruluş dinamiklerini keşfe çıkarken insanımızın bu coğrafyada tutunmasını sağlayan tabiatını da gerek tarihî kişilikler gerek kurmaca karakterlerle yansıtması, edebiyatımızın en özel romanlarından birini ortaya çıkarır. 1968 yılında Türk Dil Kurumu Roman Ödülü’ne değer görülen Devlet Ana, Türkçenin çok katmanlı yapısına yaslanırken tarihsel deneyimi zengin bir dilin roman sanatı içinde hangi irtifalara çıkabileceğinin de en önemli örneklerinden biri olmuştur. Kemal Tahir; yarına dair umudu, kuruluş tecrübesinde dirilterek nesiller boyu ilham alınan bir eseri dilimize hediye etmiştir. “Yıllardır konuşuyoruz; görüyorum ki, hâlâ Osmanlı’yı hafife alanlarımız var. Dünyada kurulmuş imparatorluklar -en kabadayı- yüz elli iki yüz yılda paramparça olduğu halde, Osmanlı İmparatorluğu’nun neden altı yüz yıl sürdüğünü hiç düşündünüz mü? Bütün imparatorluklardan gereken tarih dersini almış ve buna göre bir çekirdek model kurmuştur da ondan!”